• P.tesi - Cuma 8:00 to 17:00 C.tesi 8:00 to 12:00

  • Yüksek İhtisas üniversitesi

  • (0312) 286 36 01

Bayılma (senkop)

Beyine giden kan akımının geçici olarak azalması sonucu ortaya çıkan geçici şuur kaybına senkop denir. Senkop bir belirti olduğundan altta yatan nedenler muhakkak araştırılmalıdır. Kalbe bağlı ve kalp dışı nedenler senkoba neden olabilir. Kalp rtim bozuklukları, ciddi taşikardiler, ciddi kapak hastalıkları, doğumsal kalp hastalıkları, kalp tümörleri kalbe bağlı senkobun nedenleri arasında sayılabilir. Eforla olan bayılmalarda sıklıkla neden kardiyak orijinlidir. Ritm bozukluğuna bağlı senkoplar genelde ön belirti vermez ve ritm düzelir düzelmez hasta normale döner.
Senkop vakalarının çoğu kalbe bağlı olamayan nedenlerden dolayı görülür. Sıklıkla görülen bu tipteki bayılmaya vazovagal senkop denir.Hasta bu senkop tipinde bayılacağını anlar. Tetikleyici bir faktör olmakla birlikte senkop öncesi hastada terleme, bulantı, gözkararması gibi şikayetler olur. Şah damarının hemen yakınındaki reseptörlerin aşırı hassasiyeti de nabzı yavaşlatıp baygınlığa yol açabilir. Bazende ani ayağa kalkma , ani pozizyon değişikliklerinde bayılma görülebilir.
Senkop şikaeyti ile kardiyoloji polikliniğine başvuran hastada tüm bunlar sorgulandıktan sonra gerekliliğine göre ekokardiyografi, 24 saat rtim holter, eğik masa testi, EPS (elektrofizylojik çalışma)gibi tetkiler planlanabilir.

Categories:

Ritm bozuklukları

Sağlıklı erişkinlerde kalp dakikada 60-100 kez atar ve kalp ritimleri düzenli hissedilir.Kişinin kendi kalp atışlarını hızlı hissetmesi (100/ dk üzerinde) carpıntı , düzensiz hissetmesi aritmi (ritm bozukluğu) olarak adlandırılabilir. Bazen kalpte olabilecek yavaşlamalar, ileti sisteminde bir duraklamanın göstergesi olabilir. Eşlik eden koroner arter hastalığı, kalp kapak hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, ileri yaş, kadın cinsiyet, kalp yetmezliği gibi faktörler ritm bozukluğu riskini artırır.Eğer tesbit edilen ritm bozukluğunuz atrial fibrilasyon (AF) ise inme riskine karşı dikkatli olunmalıdır. AF inme riskini 4-5 kat artırırken, alınacak tedbirler ve uzman doktor önerileri ile bu riskin önüne geçilebilir.Aritmi, türüne göre ilaç tedavisi ve girişimsel tedavi ile kontrol altına alınabilir. Kalbin hızlanmalarıyla seyreden aritmi tedavisinde “radyofrekans ablasyonu” yapılabilirken, kalpteki yavaşlamalar veya bloklar kalıcı kalp pilleri ile tedavi edilebilir.

Categories:

Periferik venöz yetmezlik (varis)

Toplardamar dediğimiz venöz sistem özel bir kapakçık sistemi sayesinde vücudumuzdaki kirli kanı kalbimize geri taşır. Bu sistemde meydana gelebilecek fonksiyonel bozukluklar kanın periferden kalbe dönüşünü bozarak damarlarda göllenmesine, damarlarda genişlemeye ve venöz yetmezlik dediğimiz varise neden olabilmektedir. Yüzeyel toplardamarlarda meydana gelen bu genişlemeler daha çok kozmetik sorunlar oluşturabilirken, derin venlerdeki varisler toplardamarlarda pıhtılaşma ve sonrasında akciğere pıhtı atma gibi ölümcül durumlara yol açabilmektedir. Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte yaşla birlikte sıklığı artar. Aşırı kilo, gebelik, sigara, uzun süre ayakta kalınan durumlar, hareketsiz yaşam ve genetik faktörler sıklığını artırabilir. Hastalar bacakta ağrı, yorgunluk, yanma hissi, şişlik, kaşıntı ve karıncalanma şikayetleri ile başvururlar. Venöz yetmezlik klinikte sadece kozmetik bir sorun olarak ortaya çıkabildiği gibi ülser denilen derin yaralar gibi cilt problemlerine de neden olabilmektedir. MRI ve tomografi gibi ileri tetkikler tanıda kullanabilceği gibi temel tanı yöntemi renkli venöz doppler ultrasonografidir. Tedavisinde varisin derecesine göre ilaç tedavisi, varis çorapları, kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişiklikleri, cerrahi tedavi ve yüzeyel varislerde yüzeyel lazer veya radyofrekans gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Categories:

Periferik arter hastalığı

Periferik arter hastalığı kalpten çıkan aort atardamaraına ait yan dalların tıkanıklığıdır. Klinik pratikte bacak atardamarlarının tıkanıklığı en çok görülen şeklidir. Risk faktörlerine baktığımızda koroner arter hastalığı risk faktörleri ile birliktelik gösterir. Yaş, diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, ileri yaş, sigara gibi faktörler sıklığını artırır. Koroner arter hastalığı öyküsü olanlarda daha sık görülebildiği gibi, hastalık daha yaygın seyredebilir. Yol yürümekle başlayan ve özellikle baldır bölgesinde kramp girmesi şeklinde olan, kişinin yürümesini durduracak kadar şiddetli bir ağrı en önemli belirtidir. Fizik muayene sonrasında doktorunuz tarafından istenecek arterial doppler ultrason tanıyı koydurur. Daha ileri tetkik olarak anjiografik tetkikler istenebilir. Tedavide en önemli şey yaşam tarzı değişikliği ile önlenebilir risk faktörlerinin düzeltilmesi ve egsersizdir. Bunun yanında hastalığın derecesi ve yaygınlığına göre ilaç tedavisi, anjiografi ile stent, balon tedavisi ve cerrahi tedavi önerilebilir.

Categories:

Karotis arter hastalığı

Karotis arter hastalığı inme ile sonuçlanabilen, şah damarlarımızın aterosiklerotik hastalığıdır. Karotis arterlerin tamamen tıkanması yada bu damarlar içindeki aterosiklerotik plaktan kopan küçük parçacıkların beyindeki küçük damarlara sıçraması inmeye neden olabilmektedir. Bazen bu tablo tamamen geçici olabilir. Bu duruma geçici inme denir. Fonksiyon kaybı bu durumda kısa bir süre sonra düzelir. Geçici görme kayıpları ya da bayılma atakları da bu duruma örnek verilebilir. Bu tür belirtiler daha büyük ve kalıcı bir inmenin ön habercisi olabileceği için durumu önemsemeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. İnmede ise meydana gelen hasar geri dönüşümsüzdür ve klinik tablo daha dramatiktir. Karotis arter hastalığı koroner arter hastalarının yaklaşık 2/3 ünde sıklıkla birlikte gördüğümüz bir durumdur. Bu hastalarda eşlik eden semptomlar varlığında yapılan renkli doppler usg ile kolayca tanı konulabilmektedir. Gerekli durumlarda BT anjiogafi, MRI anjiografi gibi tetkiklerde de tanıda kullanabileceğimiz diğer tanı yöntemleridir. Müdahale hastalağın yaygınlığı, eşlik eden koroner arter hastalığının ciddiyetine ve hastanın eşlik eden yandaş hastalıklarının varlığına göre cerrahi ya da anjiografi ile karotis stentleme olarak planlanabilmektedir.

Categories:

Koroner Balon-Stent tedavisi

Koroner damarların yapısını en iyi gösteren tanı aracı koroner anjiyografidir. Koroner anjiyografi sırasında saptanan klinik olarak önemli darlıkları açmak için balon anjioplasti ve/veya stent tedavileri kullanılabilir.Ancak belirtmek gerekir ki her damar tıkanıklığı bu yöntemle açılmaya uygun değildir. Bypass ameliyatı veya ilaç tedavisi de koroner anjiografi sonrası alınabilecek kararlar arasındadır.
Anjioplasti işleminde kasık atardamarından girilerek, kalbin damarlarına yerleştirilen ´kılavuz tel´ aracılığıyla sönük balon üzerine önceden yerleştirilmiş bir metal kafes (Stent), bu kılavuz tel üzerinden kaydırılarak darlığın olduğu bölgeye yerleştirilir ve dışarıdan verilen basınçla şişirilip kalp damarı tıkanıklığı açılır. Bazı dudurmlarla stentleme öncesi ve sonrasında tek başına balonla genişletme gerekebilir. Anjioplasti denilen bu işlemlerden sonra hasta muhakkak doktorunun önereceği kan sulandırıcı ilaçlarını mevcut ilaçlarına ek olarak aksatmadan , önerilen süre ve dozda kullanmalıdır.

Categories:

Karotis arter hastalığı

Karotis arter hastalığı inme ile sonuçlanabilen, şah damarlarımızın aterosiklerotik hastalığıdır. Karotis arterlerin tamamen tıkanması yada bu damarlar içindeki aterosiklerotik plaktan kopan küçük parçacıkların beyindeki küçük damarlara sıçraması inmeye neden olabilmektedir. Bazen bu tablo tamamen geçici olabilir. Bu duruma geçici inme denir. Fonksiyon kaybı bu durumda kısa bir süre sonra düzelir. Geçici görme kayıpları ya da bayılma atakları da bu duruma örnek verilebilir. Bu tür belirtiler daha büyük ve kalıcı bir inmenin ön habercisi olabileceği için durumu önemsemeli ve gerekli önlemler alınmalıdır. İnmede ise meydana gelen hasar geri dönüşümsüzdür ve klinik tablo daha dramatiktir. Karotis arter hastalığı koroner arter hastalarının yaklaşık 2/3 ünde sıklıkla birlikte gördüğümüz bir durumdur. Bu hastalarda eşlik eden semptomlar varlığında yapılan renkli doppler usg ile kolayca tanı konulabilmektedir. Gerekli durumlarda BT anjiogafi, MRI anjiografi gibi tetkiklerde de tanıda kullanabileceğimiz diğer tanı yöntemleridir. Müdahale hastalağın yaygınlığı, eşlik eden koroner arter hastalığının ciddiyetine ve hastanın eşlik eden yandaş hastalıklarının varlığına göre cerrahi ya da anjiografi ile karotis stentleme olarak planlanabilmektedir.

Categories:
images

Göğüs ağrısı ihmale gelmez

Bilimsel çalışmalarda göğüs ağrısı, on beş ve üstü yaş grubu hastalarda en çok acil servisi ziyaret etme nedeni olarak bulunmuştur.

Read more

Categories:
radialkol

Radial (Kol) ) anjiografi nedir?

1980 lerden bu yana yaygın olarak kullanılmaya başlanan koldan anjiografi, komplikasyon risklerini azaltmak için kasıktan uygulanan anjiografiye tercih edilmesi gereken bir yöntem olarak vurgulanmaktadır.

Read more

Categories:
images

İş stresi ve kalp

Günlük yaşamımızın bir parçası olan stresi çağımızın hastalığı yada birçok hastalığın en önemli nedenlerinden biri olarak tariflemek herhalde yanlış olmaz. Kalp hastalıklarının çıkmasında stresin rölü azımsanmayacak ölçüdedir. Günümüzde çok sık karşılaştığımız iş streside kalp krizi riskini iki kat artırabilmektedir.

Yoğun stres yaşayan kişilerin kalp atışlarındaki hızlanma , tansiyon değerlerinde yükselme günlük hayatta sıkca karşılaştığımız şikayetler arasında yer almaktadır. Stres altında olan kişilerde gördüğümüz aşırı sigara ve hatta zaman zaman alkol tüketimi az önce bahsettiğim klinik bulgularla birleşince damar sertleşmesi riskinde artışlar görülmektedir. 2014 Şubat ayında yayınlanan bir çalışmada psikolojik stresin, bilinen kardiyovasküler risk faktörleri olan hipertansiyon, diyabet, sigara gibi faktörlere eşdeğer oranda koroner kalp hastalığına neden olabileceği gösterilmiştir. Bir başka çalışmada da  koroner kalp hastalarında müzik dinlemenin, anksiyeteyi azalttığı, beraberinde de sistolik kan basıncını, kalp hızını, göğüs ağrısı sıklığını azalttığı gösterilmiştir.

Sosyal ilişkileri zayıf, yalnız, A tipi kişiliğe sahip olan (agresif, rekabetçi, işine düşkün..) kişilerde koroner kalp hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bunun yanında yoğun stres altındaki kişilerde depresyon yada anksiyete artışı ile ilişkili görülebilecek aşırı gıda tüketimi, kilo artışını tetikleyebilmekte ve beraberinde kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörü olan  insulin direnci hatta diyabet gelişimini hızlandırabilmektedir.

Yoğun stres altındaki kişilerde, stresle kanda bazı hormon seviyeleri artar. Kan seviyeleri artan başlıca hormonlar olan adrenalin ve kortizol uzun dönemde damarların endotel yapısını bozabilmekte, damarlarda büzüşmeye neden olabilmekte, kalp ve dolaşım sisteminide daha birçok mekanizma ile olumsuz etkileyebilmektedir.

Sonuç olarak çağımızın hastalığı olarak nitelendirebileceğimiz stres kalp damar hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığı habercisi olabilmektedir. Özellikle en sık karşımıza çıkan streslerden biri olan iş stresine yoğun şekilde maruz kalan kişiler kalp damar hastalıklarına yakalanma riski açısından daha dikkatli davranmalıdır. Strese bağlı olarak sigara, alkol tüketimini artıran ve hatta kilo alma yolunda olan kişiler stresle kişisel olarak başa çıkamıyorlarsa muhakkak profosyonel destek almalıdır. Yoğun iş stresi yaşayan ve aile öyküsü, sigara, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerine sahip olan kişilerde rutin kalp muayenelerini yaptırmalı uygun check-up programlarından muhakak geçmelidir.

 

 

 

 

 

Categories: