Beslenme tarzı yüksek tansiyon oluşumunda ve tedavisinde etkilidir. Özellikle diyetle alınan sodyum, potasyum, magnezyum ve alkol kan basıncı uzerine etkili besin öğeleridir.Günlük tuz tüketimi olabildiğince azaltılmalıdır, günlük tuz alımı 5 gr ın altında olmalıdır.Kalsiyumdan zengin beslenmeye dikkat edilmelidir. Başlıca kaynak olan süt ve süt ürünleri tüketilirken yarım yağlı veya diyet olanların tercih edilmeldir.  Potasyum alımının artmasıyla hipertansiyon riski düşmektedir. Bu alımı arttırmak için bol miktarda sebze ve meyve tüketimi gerçekleştirilmelidir.Kandaki magnezyum seviyesinin düşük oluşu da yüksek tansiyon riskini belirleyen faktörler arasındadır. Konserve besinler, turşu, zeytin gibi yiyeceklerin sodyum oranı yüksek olduğundan tüketimlerinde dikkatli olunmalıdır. Yüksek tansiyon düzenlenmesinde önerilen diyet yanında düzenli egsersizde önemlidir.
Kalp ile ilgili şikayetlerde en cok korkulan belirti göğüs ağrısıdır. Her göğüs ağrısı önemsenmelidir.. Hastanın eşllik eden kardiyovaküler  risk faktörleri var ise ( hipertansiyon, diyabet, sigara, aile öyküsü, kolesterol yükskeliği, yaş..) göğüs ağrısının önemi artmaktadır.Eforla, yemek sonrası, stresle, soğuk havada. başlayan, 3-5 dakika istirahat sonrası  azalan, göğüs bölgesinde yanma, baskı tarzında kola, sırta ve çeneye yayılım gösteren ağrı kalp damar tıkanıklığı için tipik olarak tarif edilen angina pektoristir. Daha önce olmayan, yeni farkedilen ya da önceden bilinmesine rağmen şiddeti artan göğüs bölgesinde geniş alanda hissedilen ve yayılım gösteren istirhat göğüs ağrısında acil değerlendirme önemlidir. Bunun yanında aort damar yırtılması, akciğer hastalıkları, gastroınstestinal sistem hastalıkalrı ve psikojenik nedenlerde  göğüs ağrısnın ayırıcı tanısında önemlidir.
Çarpıntı, kalp atımlarının rahatsızlık hissi verecek şekilde hissedilmesidir. Hissedilen rahatsız edici atımlar her zaman anormal atımlar değildir. Çarpıntı kalp ile ilgili nedenlere bağlı olabileceği gibi birçok kalp dışı faktörde ( kansızlık, tiroid bozuklukları, psikolojik nedenler...) carpıntıya neden olabilir. Çarpıntı, sıklıkla ciddi bir kalp hastalığı olmaksızın gelişen bir belirtidir. Çarpıntı eşlik eden şikayetler ile birlikte ele alınmalıdır. Altta yatan ciddi koroner arter hastalığı olmadığı sürece genellikle bir kalp krizini tetiklemez Ancak nadiren yaşamı tehdit edien bir problemin ilk belirtisi de  olabilir. Carpıntının uzun sürdüğü, beraberinde  tansiyon düşüklüğü, göz karrması, baygınlık,  göğüs ağrısı gibi şikayetlerin eşlik ettiği durumlarda acil değerlendrime yapılması önemlidir.
Nefes darlığı yani nefesin zor alınması yada yetmemesi şeklinde ifade edilmektedir. Nefes darlığı akciğer rahatsızlıkları, aşırı kilo, derin kansızlık , psikolojik vb gibi birçok  sebebe bağlı olarak görülebilsede ani başlayan nefes darlığı önemli bir klinik bulgudur. Bunların yanında  kalp yetmezliği, kapak hastalıkları,  altta yatan koroner arter hastalığı nefes darlığınızın nedenleri olabilir. İleri tetkik ve ayırıcı tanı muhakkak yapılmalıdır.
Bayılma ani olarak yaşanan geçici bilinç kaybıdır. Başta nörolojik bir hadiseyi düşündürsede altta yatan tanı almamış bir kalp hastalığıda bayılmanın  nedeni olabilir. Kabaca ritm bozuklukları ve kalbin yapısal bozuklukları bayılmanın kardiyolojik  nedenleri arasında sayılabilir. Psikojenik nedenler ekarte edildikten sonra bayılma öyküsü olan kişinin kardiyoloji ve nöroloji ile ortak değerlendirlmesi en doğru yaklaşımdır.
Kolesterol yüksekliği hastanın eşlik eden kardiyovasküler hastalığına , kardiyovasküler risk faktörlerine ve yaşına göre değerlendirilmelidir. Kan da bulunan halk arasında kötü koleterol olarak tanımlanan LDL-kolesterol yüksekliği kardiyovasküler hastalıklar  için önemli bir risk faktörüdür. Kolesterol yüksekliği Avrupa Tedavi klavuzları ve Türk kardiyoloji derneğinin önerileri doğrultusunda hastaya özel hedef değerlere muhakkak düşürülmelidir. Kolesterol ilaçları doktorunuzun önerdiği takip aralıkları doğrultusunda önerilen dozda kullanılmalıdır.
Kalp hastaları spor yapabilir, ancak bazı kalp hastalıklarında spor yapılması kesinlikle önerilmez.  Bu hastalar, eforla göğüs ağrısı olanlar, ciddi kalp yetmezliği olanlar, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar  ve fonksiyonel kapasitesi sınırlanmış kapak hastaları ile pulmoner hipertansiyonu olan hastalardır. Bazı kalp hastalrı ve kalp kası kalınlaşması olan hastalar yarışmaslı sporlardan uzak durmalıdır. Bunun yanında kalp deliği nedeni ile takipte olan hastalar dalgıçlık gibi sporlardan uzak durmalıdır. Kalp hastalarında genellikle önerilen egsersiz yürüme ve hafif tempoda koşmadır. Hastalar ağır kaldırma, vücut geliştirme için yapılan sporları yapmamalıdır. Egsersiz yaparken hedef kalp hızı 220- yaş şeklinde kabaca hesaplanır. Bu değerin %80’nine ulaşma hedeflenmelidir. İdeal olarak haftanın her günü  30 dakikanın üzerinde egzersiz önermekteyiz. Ancak haftada 5 gün kesinlikle spor veya egzersiz yapılmalıdır.